ÖNSÖZ
Kendimi bildim bileli, gerek kendi yazdığım, gerek bana yazılan hemen her şeyi biriktirme alışkanlığım vardır.
İşte burada derlediğim şiirler (ya da şiir denemeleri) de bu birikimlerin içinden çıktılar. Takdir edersiniz ki; bunları yazanların ve benim kimliklerimizi deşifre etmem düşünülemez bile. Ancak şiirlerin yazarlarından, bu derlemeyi tesadüfen okuyanlar olursa, sanırım kendi dizelerini anımsayacaklardır.
Bana ulaştırıp da, adıma yazılmış olduğunu dile getirdikleri bu şiirlerde, genelde yazılış tarihlerini tespit edebildiğimden kronolojik bir sıralama uyguladığım söylenebilir. Yalnız bir kişi (5.erkek) benim için yıllara yayılmış olarak yazdığını söylediği şiirlerini tarih düşülmemiş olarak bana ulaştırdığından, onları teslim aldığım yaşıma koymayı uygun buldum.
Bana yazılmış tüm şiirler buradakilerle sınırlı değil ama elime ulaşanlar ve elimde kalanlar bunlar.
Çeşitli kağıtlara yazılmış bu şiirleri daktilo ederken, kağıtların kat yerindeki ya da eski tip fax kağıdının mürekkebi uçucu olduğundan silinmiş bazı kelimeleri anlamlandırmakta zorlandım ve çıkarabildiğim harflerle, oraya en yakıştırdığım kelimeyi koydum. Çok titizlenmeme rağmen, eğer yanlış bir kelime yerleştirdiysem, şiir sahibinden şimdiden özür dilerim.
Şunu da açıklamakta fayda görüyorum; bu şiirler yazanların benimle ilgili olarak beyinlerinden, gönüllerinden geçenlerin ve büyük oranda düş dünyalarının, kendilerince ifade edilmiş halleridir. Bana ithaf edilmiş ya da bana hitaben yazılmış olmalarının, mutlak yaşanmış olmasını gerektirmediğinin farkında olarak okunmaları dileğimdir.
1. (12 yaş) anne
Annen cefakar kadın
Kimsede yoktur tadın
Evlat öyle varlık ki
Asla alınmaz satın
Yolun aydınlık olsun
Kalbin neşeyle dolsun
Daha çok gençsin yavrum
Talihin açık olsun.
2. (14 yaş) okul arkadaşı
Isıtalım birbirimizi
Güneşi kıskandıran sıcak nefesimiz,
Sımsıcak duygularımız,
Bitimsiz sevecenliğimizle.
İşte bizim ereğimiz…
3. GELDİM (16 yaş) 1.erkek
Sorma neden yanına öyle koşarak geldim,
Ayrılık duvarını işte yıkarak geldim,
Gönlüme umutları bir bir takarak geldim,
Ayrılık duvarını işte yıkarak geldim.
4. (16 yaş) 1.erkek
Bana bilmece olmaz sensiz geçen bu zaman.
Binler içinde dahi tanırım seni inan.
Arkadaşlarını sarıvermiş bir kolun,
Diğer kolun da belki beni bekliyor şu an.
5. RANDEVU (16 yaş) 1.erkek
Geliyorum, güneşin doğduğu yerde bekle
Elimin-ellerinde kaldığı yerde bekle
Başka bir yer istemem, sakın aldatma beni
O yeşil gözlerinin daldığı yerde bekle…
6. AŞKLARIN EN YÜCESİ (17 yaş) 1.erkek
Yürekten sevenlerin vuslattır her hecesi
Hasretle yananların sabah olmaz gecesi
Gün çekilir ufuktan, gözlere yaşlar dolar
Bir ömür-bin bekleyiş, aşkların en yücesi.
7. (17 yaş) 2.erkek
Ses ver, nefes ver bana.
Seni duymak istiyorum,
Seninle olmak istiyorum.
Bunca yolun ardından
Sana ulaşmak istiyorum.
8. İŞTE SANA (17 yaş) 2.erkek
Tutkusu var gözlerinde uygarlığın.
Bulutlar ağırlığınca yıldırım yüklü,
Patladı, patlayacak…
Oysa seni avuçlarımda
Bir yudum su gibi görmek istiyor yüreğim…
Sana özgü mevsimler yarattım göz bebeklerimde
Gel gör.
Mavisi, yeşili okyanuslarca,
İşte sana sonsuzlukta küçücük bir dünya.
Kayan yıldızlar gibi gel düş kollarıma.
Ne korku olsun yüreğinde
Ne de aklında şüphe.
Bilmez misin ki,
Bütün yıldızlar benim.
9. (17 yaş) 2.erkek
Sabahtan beri aç karnına içtiğim kaçıncı sigaradır bu,
Tütün acısı dudaklarımda ayrılık şarkıları.
Özlem denizlerini yüzüp de geldim, bilemediler
Sevenlerin özlemi mi dolmuş Yalova’ya nedir?..
Oysa yeşil gözlerine bakmak istemiştim,
Seni görebilmek, konuşabilmekti dileğim
Zulmü yalnız bana mı feleğin?...
Öyle demiştin ya, hani hiç ayrılmayacaktık.
Oysa mevsim bile geçmeden bırakıp kaçtın beni.
Ağlamamak mümkün mü
Bu acıya dayanmak ne mümkün?..
Kaç kez adını istedimse yabancı dudaklardan
Unutmuştur seni dediler.
Unutamazsın!
Ben unutmadıkça seni,
Sen terk etmedikçe can evimi…
10. SON BULMASA (17 yaş) 2.erkek
Son bulmasa aşkımız,
Sarmasa ayrılık çaresizliği,
Sürüp gitse mutluluğumuz
Ve ben sana hep umut yüklü şiirler yazsam.
Çalmasa plaklarda hasret kokan şarkılar
Küllenmese kor alev aşkımız
Hasret kavurmasa yüreğimi
Ve ben sana hep umut yüklü şiirler yazsam.
Yılmasa ozan gönlüm harabelerde,
Olmasa içinden çıkılması zor düşlerim,
Mutluluk mahkumluğumuz olsa
Ve ben sana hep umut yüklü şiirler yazsam.
11. ANI (18 yaş) 2.erkek
Bir gün anılara dalarsan
Orada ben yokum, bunu bil.
Parmakların kanunda hasret şarkısı çalarsa
Ağlama sakın, göz yaşlarını sil.
Hayat girdabı beni de sürükler
Ne insanlar görürsün bir yığın suskun.
Sarı bir ümit göverir
Sus bir şey söyleme bozulmasın bu gün.
Kırlangıçlar gelecek sıcak ülkelerden
Yuva yapacak leylek karşıdaki bacaya
Bir sevda söylemim kalacak eski günlerden.
12. (18 yaş) 2.erkek
Dışarıda bir yağmur var
Usul usul yağan
Penceremin perdeleri çekilmiş.
Eski fotoğrafları karıştırıyorum
Eskisi gibisin, hiç değişmemişsin
Aynı yüz, aynı saç, aynı gözler…
Değişen bir benim, biliyorum.
Seni hatırlayışımın kaçıncı gecesi bu?
İçimdeki kin hiç silinmedi.
Ağıtlar, şiirler yine gözlerimde,
Çığlıklar öylesine derin…
Bir bıçak gibi sevda saplanmış yüreğime
Bilesin yine eskisi gibi yanıyorum sana erişmek için.
Sensiz yaşamakların hiç anlamı yok,
Anlamı yok gezdiğim, oturduğum yerlerin.
İçimde sen; yıllanmış bir şarap gibisin.
Yeter artık! Bu acı bitsin.
13. DİLENCİ (18 yaş) 2.erkek
Sen her gün köşe başlarında
Paramparça urban
Kirli ellerinle ekmek parası için
El açan adam,
Emin ol farkımız yok birbirimizden.
Sen ömrünce beş kuruşu dileneceksin belki,
Biri vermese, ikinciyi bekleyeceksin…
Ben bir kez dilendim,
İnsafsız bir kalbin sevgisiydi derdim.
Öylesine boş kaldı ki elim,
Yemin ettim bir daha dilenmeyeceğim.
14. (18 yaş) 2.erkek
Ölümüm senin yüzünden olacak.
Seninle başladım, seninle biteceğim.
Ve bir gün bu yaşamdan çok uzaklara
Başka bir boyuta gideceğim.
Ağlayacaksın, çok yanacaksın.
Sarı papatyalar açacak mezarımda
“sevdi ama sevilmedi” diye yazacak
Yosun tutmuş mezar taşımda.
Karıncalar bayram edecek yer altında.
Hiç bilmediğim kurtları, böcekleri seveceğim.
Gelsen de faydasız artık.
Yok oluşumun son vurgusu bu dizelerim.
15. SİTEM (18 yaş) 2.erkek
Bu sitem etmelerin,
Bu ağıtların sonu gelecek bir gün.
Bir gün anlayacaksın neden seni aramadığımı,
Neden okumadığımı mektuplarını,
Öylesine çekip gitmiş olmamı,
Böyle suskun kalmamı,
Tüm sitemlerine göğüs germemi
Bir gün anlayacaksın…
Ben; sensizliğin acısıyla yüklü denizde
Küçücük bir kum tanesiyim.
İçimde kol geziyor dert yüklü bulutlar
Ve alabildiğine umutsuz
Ve alabildiğine tutsak
Öyle karanlık bir yerdeyim…
Senden uzakta olsam da inan
Ben hep seninleyim.
Sen bir rüzgar,
Ben bir güz bahçesiyim.
Esiyorsun dallarım kırılacak,
Dallarım zaten kırık
Oysa ki sorun değil
Aramızda ayrılık…
Biz bir damlayı oluşturan zerrecikleriyiz suyun.
Birleşmemiz olanaksız
Ama aynı yolun yolcusuyuz…
16. CANIM KIZIMA (19 yaş) anne
Yazsam yazsam bitiremem
Arkasını getiremem
Çok uzaktayım yavrum
Hiçbir şey söyleyemem
Istırap yaşım, yoktur yoldaşım
Zehir oldu bana ekmeğim, aşım
Altmışa vardı çileli yaşım
Yaram sarmaya ne evlat var ne kardeşim
Ben yandım kızlarıma
Söyleyemedim babaya
Gezmek, eğlenmek varken
Kim bakacak anaya
Mektup aldım sayılır
Okuyanlar bayılır
Bir gün yüzüm gülmedi
Buna can mı dayanır
Dertlerim dile gelmez
Ananız para etmez
Ne konuşsa suç olur
Çileyi kimse görmez
Araba su mu yakıyor
Kanım durmaz akıyor
Hiç anlamadın beni
Hala yılan sokuyor
Gezsin eğlensin herkes
Ben yokum hiçbir işte
Her şeyi biliyordum
Avrupa’ya gelişte
Düşmüşüm büyük derde
Nerde saadet nerde
Dertsiz insan yatıyor
Bu fani, kara yerde
Ağla ağla kör oldum
Toz oldum, duman oldum
Derdimin ilacını
Aradım bulamadım
Bir ümit iki kızım
Karaymış benim yazım
Derdimi dökmek için
Olsa elimde sazım
Aktör değilim yavrum
Gönlünü kazanamam
Çok üzgünüm Tülay’ım